Arşiv

Arşiv için Şubat, 2011

BİR ADIMDA KENDİNİZ İÇİN ATIN VE HAYATINIZI DEĞİŞTİRİN

BİR ADIMDA KENDİNİZ İÇİN ATIN VE HAYATINIZI DEĞİŞTİRİN

Bir birey olarak toplumdaki yerinizi almaya başladığınızda, özellikle ellerinizin sürekli olarak ıslak olması, çevreniz tarafından yadırganmaya başlar ve her yeni tanıştığınız insana bu durumu açıklama zorunluluğudur aslında sizi en çok bunaltan ve hatta güvensiz hissettiren. Hayatım, sevgili doktorum İlhan hocama olan sonsuz güvenim sonucu aldığım Klipsli ETS operasyonuyla değişti benim için. Hayatım değişti diyorum… Çünkü bizim gibi yüksek derecede adrenalin salgılayan heyecanlı hastaların özellikle ellerindeki terleme ve beraberinde getirdiği güvensizliğin hayat kalitemizi ne kadar düşürdüğünü hepimiz biliyoruz. Ama ben yine de bu operasyon öncesi ve sonrası hayatımdaki ciddi değişikliklerden bahsetmek, duygularımı sizinle paylaşarak sizi cesaretlendirmek ve her şeyden önemlisi belki de hayatımda tanıdığım en pozitif insan olan İlhan hocamla bir kere daha paylaşarak hastalarının mutluluğuyla onun bir kere daha mutluluk duymasını istiyorum.

            Ellerimin, ayaklarımın ve koltuk altımın terlemeye başladığı dönemleri tam olarak hatırlayamasam da, bu durumu çok küçük yaşlarda fark ettiğimi söyleyebilirim. Babamda da aynı hastalık olduğu için, genetik bir durum olduğunu kabullenmeye çalışıp kendimi teselli etmeye çabalasam da, bu polyanna durumu çok fazla sürdüremedim ve ailem beni ilkokul dönemlerimde bir doktora götürmeye karar verdi. Rutin el kremleriyle bu durumu frenlemeye çalışsak da başaramadık ve sanki yaşım ilerleyip çocukluk dönemlerinden gençlik dönemlerine geçişle artan stresler (üniversiteyi kazanma, vizeler, finaller, iş bulma stresi ve iş hayatının getirdiği stresler) benim el ve ayak terlememi gün geçtikçe daha da arttırdı. Yıllarım bu güvensizlik, utanma ve hep tetikte olma duygusuyla geçerken artık “bilinçli bir insan” gibi davranarak bunun sebeplerini genetik boyutundan biyolojik boyutuna, tedavisini de basit kremlerden kökten çözüme doğru götürmem gerektiğini anladım. Anladım çünkü psikolojik olarak beni etkileyen bu durum artık hayatımda yapmak istediğim birçok şeyi de etkiliyordu. Mesela raket elimden kaydığı için tenis oynamama, el terlemesi nedeniyle direksiyon su içinde kaldığından bir araba sahibi olmama, koltuk altı terimi belli ettiği için istediğim renk t-shirt giymeme, ayaklarım kaydığından her ayakkabı modelini kullanmama, ellerim kaydığından salsa yapmama engel oluyordu. Bu engellere göre hep bir önlem alıp, minimuma indirme hesapları beni gerginleştirdiği gibi toplumla olan iletişimimde de zorluk yaratıyordu. Ben hayat kalitemi ciddi anlamda düşüren bu sorunlarla boğuşurken hastalığıma yönelik her bilinçli insanın yapması gereken araştırmayı yapmaya karar vermiştim. Gittiğim birçok doktorun geçici çözümler vermesi artık bana yetmiyor onlardan yeterli desteği alamıyordum. Bu işin uzmanını arama vakti gelmişti. Çünkü daha 4 ay önce aldığım cep telefonu, elimden akan sular nedeniyle ıslanmış ve tamiri mümkün olmayacak şekilde bozulmuştu.

            İnsanın her şeyden önce mutlu olmasıyla ben mutlu değildim. İnternetten yaptığım araştırma bunun tek çözümünün Klipsli ETS olduğunu söylüyordu. Peki, benim gibi tıbbi müdahalelere karşı ciddi korkuları olan, basit bir kan tahlili yaptırırken ağlamaktan gözleri şişen bir hasta nasıl olur da ameliyat olacaktı. Bu durumu ancak güvenebileceğim ve her şeyden önemlisi psikolojik olarak tam destek olabilecek bir doktor seçerek aşabilirdim. Klipsli ETS olarak internette arama yaptığımda özellikle Op. Dr. İlhan AKASLAN hocamın ismine rastlıyordum. Sitesindeki hasta mektuplarının ve forumlarda yazılan sorulara İlhan hocamın tek tek cevap vermesi onu aramamı sağladı. Ancak İlhan hocamı aramadan önce ailemi de ikna etmek gibi çok ciddi bir görevim daha vardı. Annem kesinlikle ameliyat masasına yatacak bir hastalığımın olmadığını söyleyerek konuyu kapatmamı istedi. Annemden istediğim cevabı alamamam normaldi aslında. Biz hiperhidrozis hastalarını ancak ve ancak yaşayan anlayabilirdi. Benim için de bu kişi babamdı. Aynı zorlukları o da çocukluğundan beri yaşadığından, ameliyat konusunda bana çok ciddi destek ve cesaret verdi.

            Artık geriye İlhan hocamı arayarak onun ameliyatı bana uygun görmesi kalıyordu. Sitesindeki hasta mektupları, forumlardaki olumlu görüşler, daha önce ameliyat olan bir hastasının paylaşımlarının verdiği cesaretle İlhan hocamı aradım. Beni telefonda o kadar pozitif karşıladı ki, hani hep şu bildiğimiz sert, duyguları alınmış gibi olan doktorlardan çok farklıydı. Tek tek anlattım yaşadıklarımı, şikayetlerimi ve o da tek tek tüm sorularımı cevapladı. Ve bir ameliyat tarihi belirledik. Telefonda konuştuğum İlhan hocam beni aynı samimiyetle karşıladı hastanesinde. Ameliyatı olup gözümü açtığımda sanki rüyadan uyanmıştım. Ameliyat öncesi hayatım ve sonraki hayatım gibi… Şimdilerde hayat benim için sanki yeni başlıyor. İnsanları daha çok seviyorum çünkü bana “ellerin neden ıslak” sorusunu sormuyorlar. Tenis oynuyorum, araba kullanıyorum, salsa yapıyorum, istediğim renk t-shirtleri ve ayakkabıları giyebiliyorum. Elimde sürekli bir peçete yok artık. Artık… Artık…. Artık…

            Son olarak biz hastalarına bu güzellikleri yaşatan, onların yaşam kalitelerinin artmasını sağlayan, pozitif kişiliğiyle bizlere cesaret ve enerji veren sevgili doktorum İlhan AKASLAN’a sonsuz teşekkürler…

                                                                                                                  Banu TANRIÖVER

                                                                                                             banutanriover@ktu.edu.tr

Bu yazıya yorum yazmak veya soru sormak  için tıklayınız…..

Genel

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.